Dünyada her yıl, 18 yaş altındaki milyonlarca çocuk, iş sağlığı ve güvenliğinden yoksun alanlarda çalıştırılmaktadır. Kıbrıs Türk Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi olarak,  net bir şekilde ifade edebiliriz ki; çocuk işçiliği yasaktır ve buna göz yummak insanlık suçudur.

Çocuklar fiziksel, zihinsel, eğitsel, sosyal, duygusal ve kültürel gelişimlerine zarar veren ve yerel yasalarla uluslararası standartlara uygun olmayan koşullarda çalıştırılıyorlar. Geçtiğimiz Mart ayında ülkemizde kayıtsız çalıştırılan bir çocuk işçinin, çalışma esnasında sol orta parmağının koptuğu ve iş yeri tarafından acil servise terk edilerek istismara uğradığı gerçeği, durumun vahametini ortaya koymaktadır. Çocuk işçiliğinin önlenmesi ve çocukların korunması için mevcut eksikliklerin giderilmesi adına yasal ve idari tedbirlerin alınması gerekliliği ortadadır. Keza, bu konu ile ilgili ihbarların, derhal ve ivedilikle ilgili birimler tarafından ele alınması ve etkili bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. Denetimlerin artırılması ve konunun araştırılmasında uzman kadronun oluşturulması elzemdir. Bu doğrultuda çocuk koruma politikaları gündeme getirilmeli, çocuk işçiliği ile ilgili raporlama, istatistiki veri tabanı oluşturmak için yasal değişiklikler yapılmalı, var olan yerel ve uluslararası düzenlemelerin öngördüğü hususlar hayata geçirilmelidir. Özellikle en fazla risk altında olan grupların; yoksul, göçmen, engelli, mülteci ve sığınmacı çocuklar olduğu ortadadır. Bu gibi hallerde acil olarak; var olan ihtiyaçların göz önünde bulundurulması, devlet politikalarının buna göre üretilmesi ve yıllık bütçede bu alanlarda çalışma yapacak devlet kurumlarına mali destek ayrılması gerekmektedir.

Tabi ki öncelikle çocuk işçiliğinin sebepleri tespit edilmeli ve pro-aktif sistemler geliştirilmelidir. Sömürü, kayıt dışılık, taşeron uygulamaları, işsizlik, yoksulluk,  güvencesizlik ve örgütsüz çalıştırılma gibi çocuk işçiliğinin temel sebepleri arasında sayılan problemlerle mücadele yöntemleri oluşturulmalıdır.

Netice olarak, çocuğun gelişimi; fiziksel, bilişsel, duygusal ve toplumsal yönde değerlerini olumsuz etkileyen çocuk işçiliği görmezden gelinmemelidir. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün çocuk istismarının en önemli kaynakları arasında gördüğü çocuk işçiliğine ses çıkarma, etkili araştırmaları talep etme ve en önemlisi çocuk işçiliğine dur demek için daha fazla vakit kaybetmemeliyiz. Bu vesile ile çocuk işçiliği ile mücadelede etkin rol üstlenmeye hazır olduğumuzu da paylaşmak isteriz.