Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi tarafından korunan adil yargılanma hakkının öncelikli gereklilikleri arasında, zanlıya kendi dilinde suçunun izah edilmesi ve yargılamanın her aşamasında bu haktan yararlandırılması yer almaktadır. Zanlı/Sanığın özgürlüğünden mahrum kalmasıyla sonuçlanabilecek olan bir sürecin, tercümanlık mesleğini yeterli eğitim sonucu icra eden tercümanlar tarafından desteklenmesi gerekir. 3.10.2018 tarihinde basına yansımış olan bir haber içeriğinde, ülkemizde yaklaşık 30 yıldır hiçbir kaydı olmaksızın, mesleği, ismi ve hakkında hiçbir detay bilinmeyen bir kişinin polis tarafından ehil bir tercüman gibi kullanılmış olduğunu endişe içerisinde takip ettik. Böylesi ciddi bir görevi tercümanlık mesleğine mensup olmayan deyimi yerindeyse sokaktan geçen kişilere yaptırılması adaletin yanıltılmasına sebebiyet verebileceği gibi sanıkların adil yargılanma haklarını ihlal etmektedir. Zanlı/sanıkların gerek Mahkemeye aktardıkları hususların taraflı veya eksik tercüme edilmesi söz konusu olabileceği gibi, zanlı/sanıkların yargılama süreci içerisinde konuşulanları eksik ve/veya yanlış olarak öğrenmeleri sonucunu doğurabilmektedir. Devletin sorumluluklarını hatırlaması ve yargılama süreçlerinde ihtiyaç duyulan dillere ilişkin tercüman hizmetinden yararlanılması için gerekli kalemlerin ayrılması gerekliliğini hatırlatır, konunun takipçisi olacağımızı belirtiriz.