Geçtiğimiz gün Yenierenköy’de yaşanan vahşet, akıl alır ve kabul edilebilir bir durum değildir. 8/2013 sayılı Hayvan Refahı Yasası Mart 2013 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiş olmasına rağmen, bahse konu yasa, halen gerektiği gibi uygulanmamaktadır. Mevcut yasada bir çok eksik bulunmakla birlikte, mevcut hali ile de uygulanmaması, bu tarz suçların gün geçtikçe artmasına sebep olmaktadır. K.K.T.C. Meclisinin, 8/2013 sayılı Hayvan Refahı Yasası ile ilgili değişiklikleri görüşme aşamasında olduğu bilgimiz dahilindedir ancak; en çağdaş, mevcut koşullara en uygun yasa tasarısı yasalaşsa dahi, mevcut denetim ve uygulama eksikliği ile maalesef buna benzer olayların yaşanmasını engellemekte yetersiz kalınacaktır.
Bugüne değin, hayvanlarla ilgili işlenen suçlarda polis örgütü tarafından yapılan etkin soruşturma sayısı, işlenen suçlara oranla çok düşük seviyededir.Keza aynı durum bugüne değin Veteriner Dairesi tarafından kesilen ve ödenmeyen cezaların mahkemeye intikal ettirilmesinde de yaşanmaktadır.

Hayvanlarla ilgili benzer suçların önüne geçilebilmesi için her ne kadar yetersiz olsa da, mevcut iki yasa halen yürürlüktedir. Bunlar, 8/2013 sayılı Hayvan Refahı Yasası ve Fasıl 52 Köpekler Yasasıdır. Mevcut iki yasaya göre, köpek bakıcılarının, köpeklerini çiplettirip ruhsatlandırması gerekmektedir ve çip kaydının yapılıp yapılmadığının, muhafazasında köpek bulunduran kişinin köpeğinin ruhsatının bulundurup bulundurmadığının kontrolünü yapma görev ve yetkisi belediyelerindir. Her belediye köpeklerin ruhsatlı olup olmadığının denetimini yapmış olsa ve/veya her köpek ruhsatlandırılsa bu tarz suçların işlenmesi daha güç olacak ve/veya en azından ölü bir köpek bulunduğunda sahibi belli olacaktır. Belediyeleri bu konuda daha duyarlı olmaya, daha etkili ve daha sonuç odaklı çalışmaya davet ederiz.

Belediyelerin hayvanlarla ilgili ikinci bir görevi, başı boş hayvanlarla ilgilidir. Sokakta yaşam mücadelesi veren hayvanlardan belediyeler sorumludur ve her belediyenin hayvanların yaşam koşullarına uygun bir barınak oluşturması gerekmektedir. Sağlıklı bir barınak, bahsi geçen durumdaki tüm canlıların ömrünü uzatacak ve sağlıklı bir yaşam sürmelerine yardımcı olacaktır.

Unutulmamalıdır ki, hayvan sevgisi, toplumun çağdaşlık seviyesiyle doğru orantılıdır. Yaşadığımız dünya sadece biz insanların yaşam alanı olmayıp, tüm canlılarla birlikte hepimizin ortak yaşam alanıdır. Tüm kesimleri bunun bilincinde olmaya davet ederiz.