Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, sık sık gündeme gelen dokunulmazlıklarla ilgili tartışmaların nedeninin, “Ülkenin bu gibi durumlara pek alışık olmaması” ile açıkladı.

Özlem Çimendal –

Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, sık sık gündeme gelen dokunulmazlıklarla ilgili tartışmaların son günlerde tekrar alevlenmesinin nedeninin, “ülkenin bu gibi durumlara pek alışık olmaması” ile açıkladı.

Esendağlı, dokunulmazlıkların kaldırılmasının veya bir siyasiye yargı yolunun açılmasının doğal bir eylem ve prosedürel süreç olduğunu söyledi.

“OLAĞAN DIŞI BİR ŞEY YOK”

Esendağlı, yasama dokunulmazlığının kaldırmasının siyasilerin veya milletvekillerinin işledikleri iddia edilen suçlarla alakalı çalıştırılan bir mekanizma olduğunun altını çizdi. Esendağlı, “Demek ki çok gündemimize gelen bir durum değil ki bugün bu konuyu bu denli yoğun şekilde tartışıyoruz. Bu konuda olağan dışı bir şey yok” ifadelerini kullandı.

“PROSEDÜREL BİR SÜREÇ”

Son günlerde bir milletvekili ile tekrardan gündeme gelen dokunulmazlık konusunda olağan dışı bir durum olmadığını da sözlerine ekleyen Esendağlı, “Başsavcılık bir araştırma yaparak, bir dosya hazırlamış ve o konunun da mahkemeye intikal edebilmesi için de Cumhuriyet Meclisi’nin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin bir karar alması gerekmektedir. Bu bir prosedürdür. Esas olan Meclis’in ne yönde karar alacağıdır. Bir karar alınmaz ise süreç orada biter, alır ise de konu mahkemeye intikal eder ve ilgili milletvekili savunmasını yapar, savcılık iddialarını ortaya koyar ve mahkeme neticesinde de ya beraat eder ya da mahkûm olur” ifadelerini kullanarak, sürecin doğal bir süreç olduğunu dile getirdi.

“GÖREVİ DEVRETME GİBİ BİR ALIŞKANLIK YOK”

Gündemi meşgul eden dokunulmazlık konusunun bir bacağının mahkemeye intikal ettiğine de işaret eden Esendağlı, konu hakkında kamuoyunda iddia, peşin hüküm veya suç işlenmiştir ya da işlenmemiştir şeklinde yorum veya haberlerin yapılmasının doğru olmadığını kaydetti.

Gelişmiş ülkelerde siyasi arenalarda yaşanan olaylar veya siyasilere yönelik iddialar karşısında istifaların gerçekleşmesinin de doğal ve kültürün bir parçası olarak kabul edildiğini ifade eden Esendağlı, “Bizde istifa kültürü gibi bir durum yok. Bu durumu sadece siyasilerle de sınırlı tutmamız lazım, bizde herhangi bir makama veya mevkiye gelen kişinin kendi gönlünce başarılı olmaz ise, görev süresi bittiğinde görevi başkasına devretme gibi bir alışkanlık yok” dedi.

 “Herkes tuttuğu makamı sonuna kadar tutmaya çalışıyor” diyen Esendağlı, bu durumun en önemli makamda da en alttaki makamda da benzer olduğunun altını çizerek, durumun bir kültür haline geldiğini dile getirdi.

“TOPLUM DA KENDİNİ SORGULAMALI”

Ülkede “siyasilere ve siyasete karşı oluşan güvensizlik” söylemlerini çok doğru bulmadığını da ifade eden Esendağlı, siyasilerin halkın aynası olduğunun da unutulmaması gerektiğine dikkat çekti.

Siyaset ve toplumun birbirinden ayrılabilir kavramlar olmadığına vurgu yapan Esendağlı, “Çözüm üretmekte kısırlaşan ve sorunların katlanarak büyümesine neden olarak birçok olumsuz özelliği bünyesinde barından bir siyasi yapıya güven duyulmaması doğaldır ancak bu siyasiler uzaydan gelerek Meclis’e girmedi, bizleriz siyasileri seçenler” diyerek, toplumun da şikâyet edilen noktalarda kendisini sorgulamasının ve öz eleştiride bulunmasının gerekliliğine işaret etti.

“SİYASİLERİ GÜNAH KEÇİSİ YAPMAK İŞİN KOLAYI”

“Bizim istediğimiz siyaseti yapıyorlar” diyen Hasan Esendağlı, halka rağmen siyaset yapılamayacağının unutulmaması gerektiğinin altını çizdi.

Esendağlı, “Seçme ve değiştirme kudreti toplumdadır, eğer ortaya çıkan tablo değişmiyor ise demek ki sorun bizde bir yerlerde” şeklinde konuştu.

Siyasilerin günah keçisi ilan edilmesinin işin kolay yanı olduğuna dikkat çeken Esendağlı, “Kötü giden her şeyi siyasilere bağlamak işin kolay yanı, burada toplumun da kendisini sorgulaması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.