“İnsan Ticareti Mağdurları İçin Adalet” projesinin açılış etkinliği 30 Temmuz 2019 Salı, Dünya İnsan Ticaretiyle Mücadele Günü’nde gerçekleşti.

“İnsan Ticareti Mağdurları İçin Adalet” projesinin açılış etkinliği 30 Temmuz 2019 Salı, Dünya İnsan Ticaretiyle Mücadele Günü’nde 70 kişinin katılımı ile 18:30 – 20:30 saatleri arasında Kıbrıs Türk Barolar Birliği’nde gerçekleşti.

Avrupa Birliği tarafından, İnsan Ticaretine Karşı Birlikte Mücadele Hibe Programı kapsamında finanse edilen ve Kıbrıs Türk Barolar Birliği ile Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı işbirliğiyle uygulanan projenin ana hedefinin, ülkemizdeki insan ticaretini önleme çabalarına katkı sağlamak olduğu belirtilerek iki faklı özel hedeften bahsedildi. Buna göre proje, yerel mevzuat ve kaynakların taranarak yasalarda iyileştirme çalışması yapılması üzerine önerilerin sunulması ve lobi çalışmalarının yürütülmesi ile insan ticareti mağdurlarına adli yardım verilmesi üzerine yoğunlaşacak.

İnsan Ticareti Mağdurları İçin Adalet Projesi Koordinatörü Ahmet Türkdoğan, iki proje hedefinin de eş zamanlı başlayarak devam edeceğini, yasal ve uygulama çerçevesinin insan ticareti karşıtı uluslararası standartlara taşınması için hem yurt içinden hem de yurt dışından uzman hukukçularla çalışılarak mevcut tüzükler veya yasa kapsamında çıkarılabilecek tüzükler belirleneceğini ve bu tüzüklerde yasal iyileştirme çalışmaları yapılarak ilgili tüzüklerin geçmesi ve ilgili yasalarda iyileştirme çalışmaları yapılması üzerine lobi çalışmaları yürütüleceğini belirtti. Bu doğrultuda, yasal ve uygulama çerçevesini geliştirmek adına; avukatlara, yargıç ve savcılara, yasa koyucular, uygulayıcılar ve ilgili diğer yerel organlara ulaşarak; panel, çalıştay ve eğitimler düzenleneceğini de sözlerine ekledi. Türkdoğan ayrıca konuşmasında, insan ticareti mağdurlarına ulaşabilmek ve mağdurların da proje ekibine ulaşanbilmelerini sağlamak adına; çeşitli dillere çevrilmiş broşürler dağıtılacağını ve proje için bir telefon hattı belirlenerek gerek mesaj gerekse sesli arama ile proje hukukçularına ulaşılmasının teşvik edileceğini de belirtti.
Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, ülkemizde gerek yasal düzenlemeler gerekse önlem ve uygulamalar anlamında “insan ticareti” diye bir sorunun varlığının kabul gördüğünü söylemenin zor olduğunu belirterek konuşmasına başladı. Esendağlı, Kıbrıs’ın kuzey kesiminin uluslararası hukukun ve örgütlerin dışında tutulmasının, bu durum için gerekçe olmaması gerektiğini vurguladı. Kıbrıs Türk Barolar Birliği olarak, Mülteci Hakları

Derneği’nin yürüttüğü Avrupa Birliği tarafından finanse edilen İnsan Ticaretine Karşı Koordineli Önlemler ve Mekanizmalar (COMMIT) Projesine verdikleri desteğin yanında, bu proje ile hukukçular olarak doğrudan sahaya indiklerini ve inisiyatif üstlendiklerini ifade eden Esendağlı, projenin hedeflerine ulaşması halinde, hem konuyla ilgili yasal boşlukların giderilmesi için zemin hazırlanmış olacağını hem de, çok görünür olmayan bir şekilde ama ciddi surette mağduriyeti bulunan insanlara adli yardım hizmeti verileceğini belirtti.

Avrupa Birliği Program Destek Ofisi (EUPSO) Bölüm Şefi Michael Docherty konuşmasına, Barolar Birliği ile özellikle ilgili olan en önemli noktanın, adanın kuzey kesiminin kendine özgü durumunun, uluslararası insan hakları sözleşmelerini görmezden gelmek için bir sebep veya mazeret olmaması gerektiğini belirterek başladı. Michael Docherty, 130 bin Avro’nun üzerinde bir AB katkısı olan bu projenin sadece uluslararası standartlara dayanan yasal çerçevenin genişletilmesini değil aynı zamanda insan ticareti mağdurlarının pilot adli yardım ve destek programı yoluyla haklara erişimini de artırmayı amaçladığını belirtti. Bunun yanı sıra, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın İnsan Kaçakçılığı ile Mücadele Raporu’nda, Kıbrıs’ın kuzey kesiminin “insan kaçakçılığı için bir dokunulmazlık bölgesi olmaya devam ettiği” belirtildiğini ve finansal kazanımlar olduğu sürece insan sömürüsünün devam edeceğini ekleyerek, bu utancı durdurmak adına herkesin üzerine düşen sorumlulukları yapması gereğini vurguladı ve AB’nin son yıllarda insan ticareti ile mücadeleye yönelik kapsamlı bir yasal ve politika çerçevesi oluşturduğunu belirtti. Docherty, Aralık 2017’de Komisyon’un, Avrupa Birliği’nde insan kaçakçılığını önleme çabalarını artırmak için bir dizi önceliklerde bulunduğunu ve insan kaçakçılığı ile göçmen kaçakçılığı da dahil olmak üzere terörizm; yolsuzluk; uyuşturucu kaçakçılığı; siber suçlar, online cinsel istismar suçlarının birlikte ele alınması gereğinin vurgulandığını da belirtmiştir. Michael Docherty, adadaki insan hakları istismarının son bulması için yapılan mücadelede, sadece sivil toplum örgütlerinin değil, politikacıların, yerel temsilcilerin, polisin ve ilgili tüm aktörlerin ortak çabalarına ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi. Docherty konuşmasını tamamlarken, sorunun farklı yönleriyle mücadele eden ve AB tarafından finanse edilen Mülteci Hakları Derneği, KAYAD ve Kuir Kıbrıs Derneği’nin önderlik ettiği 3 projenin daha olduğunu belirterek EUPSO ekibi adına projeye başırlar diledi.