Avukat Aslı Murat: Kadın cinayetleri erkek şiddetinin en acı örneği

Şiddete maruz kalan kadınların tamamının bu durumdan şikâyet etme gücüne sahip olmadığına dikkat çeken Aslı Murat, son bir yıl içerisinde 1000 kadının, Kadına Yönelik Şiddet Birimi’ne başvurduğunu ancak bir o kadar kadının da şiddete karşı sessiz kalmaya devam ettiğini dile getirdi.

GIYNIK Web TV’nin konuğu olan KKTC Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi Başkanı Avukat Aslı Murat, ülkemizde ev içi şiddet olaylarının ulaştığı korkutucu boyuta dikkat çekti. Şiddete maruz kalan kadınların tamamının bu durumdan şikâyet etme gücüne sahip olmadığına dikkat çeken Aslı Murat, son bir yıl içerisinde 1000 kadının, Kadına Yönelik Şiddet Birimi’ne başvurduğunu ancak bir o kadar kadının da şiddete karşı sessiz kalmaya devam ettiğini dile getirdi. Kadının iş yaşamında da uğradığı mobbing ve ev içi şiddet olaylarına değinen Avukat Aslı Murat, devlet tarafından sosyal politikalara yeterli bütçe ayrılmadığına vurgu yaptı.

“ŞİDDETE SES ÇIKARANLAR KADAR ÇIKARAMAYANLAR DA VAR”

“Detaylı veriler olmadığı için sorunları göremiyoruz ama KKTC İstatistik Kurumu’nun 2020 yılına ilişkin paylaştığı verilerde, kadınların yönetim kademelerindeki temsiliyeti, işsiz kalma, istihdama katılma gibi oranlar durumun vahametini gözler önüne seriyor” diyen Aslı Murat, iş yaşamında da kadınların mobbing ve taciz olayları çok fazla karşılaştığını dile getirdi. “İş Yasası’nda mobbinge ilişkin bir düzenleme yok.  Ama polise şikâyetçi olunabilir” diyen Murat sözlerini şöyle sürdürdü: Uluslararası Çalışma Örgütü bu konuda ciddi şekilde sözleşmeler ortaya koydu. Haziran 2020’de ki sözleşme taciz ve şiddete yönelik bu devlete birçok yükümlülük yüklüyor, bunu bir sorun olarak görmelerini ve buna ilişkin yasal düzenlemeleri hayata geçirmelerini söylüyor ama bizim ülkemizde henüz mevzuata dâhil edilmiş bir düzenleme değil. Mobbing ciddi bir bezdirme politikası. Mobbing üstün uyguladığı bir bezdirme yöntemi ve kadınlar daha yoğun bir şekilde mobbinge maruz kalabiliyorlar.”

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ 10 YIL ÖNCE MEVZUATIMIZA DÂHİL EDİLDİ”

İstanbul Sözleşmesi’nin ülkemizde uygulanıp uygulanmadığı sorusuna ise Murat şu yanıtı verdi: “Anayasamızın 90’ıncı maddesi diyor ki uluslararası sözleşmeler yasa hükmünde. Hem devlet kademelerinde hem de mahkemelerde bunu uygulamakla zorunlusunuz diyor. Hiçbir şey yapılmıyor demeyeceğim ama İstanbul Sözleşmesi 10 yıl önce mevzuatımıza dâhil edildi ve o dönemden sonra bazı siyasilerin iradesiyle birtakım ilerlemeler kat edildi ve 2014 yılı Ceza Yasası’nda bazı değişiklikler yapıldı”

“KADIN CİNAYETLERİ BAĞIRA BAĞIRA GELİYOR”

Ülkemizde işlenen kadın cinayetlerine de değinen Murat, ülkemizin bu noktada suç karnesinin kabarık olduğunu vurguladı.  Murat, “Kadın cinayetleri erkek şiddetinin en acı örneği. Fiziksel şiddetin en can alıcı meselesi maalesef kadın cinayetleri ve ülkemizin kadın cinayetleri açısından suç karnesi kabarık. Kadına yönelik şiddet bir anlık sinirle gerçekleşmiyor. Kadınların üzerinde güç uygulamak isteyen, tasarlanarak işlenen cinayetlerdir. Bu olaylar çok sinsidir.  Hemen cinayet işlenmiyor, hemen tokat atılmıyor, yavaş yavaş başlayan bir süreçten bahsediyoruz ve kadınlar tüm aşamalarında yardım istiyorlar.  Aslında bağıra bağıra geliyor cinayetler ama bizim devlet yapımızda o koruma mekanizması tam olarak oturtulmuş değil” dedi.

“SOSYAL DEVLET OLMANIN GEREKLİLİKLERİ YERİNE GETİRLMİYOR”

Sosyal devlet yapısında bulunması gereken ancak ülkemizde bütçe yetersizlikleri nedeniyle geri plana atılan kadına yönelik devlet desteğinin eksikliğinin çok fazla hissedildiğini kaydeden Aslı Murat, geçtiğimiz ay gerçekleştirilen bütçe görüşmelerinde sosyal politikalara yeterli bir pay ayrılmadığının da altını çizerek şunları ifade etti: “Bir sığınma evi yok, kadınları koruyacak maddi anlamda destek olabilecek bir şey yapılamıyor. Şiddete maruz kalan kadınlar için evsizlik önemli bir sorun. Sosyal devlet anlayışında değerlendirilmesi gereken hususlar ama bunların ne kadarını yerine getiriyor veya getirmiyoruz?  Yeterli bütçe yok, sosyal hizmetler bağlamında şiddete maruz kalanın güçlenmesine ihtiyaç duyulması noktasında ayırabilecek bütçemiz çoğu zaman olmuyor. Bütçe tartışmaları oldu ama bütçeyi detaylı incelediğimizde sosyal politikalara doğru düzgün bir pay ayrılmadığını görebiliyorsunuz.”